Ya kiralar düşük, ya fiyatlar uçuk… -Yiğit Bulut
Mart 09, 2008 - YİĞİT BULUT
Bir dostum soruyor; birikmiş param var… Dünya görünen bir krize gidiyor. Hisse senedi alamayacağıma, dolar peşinde koşamayacağıma göre; bir işyeri alıp kiraya versem nasıl olur?Ben de bilmiyorum! Beraber sorgulayalım…
Sevgili dostlar, son birkaç ay içinde özellikle “satılık işyeri” ilanlarında gözüme çarpan net bir detay var; istenen fiyatlar ile “kira getirileri” arasında “uyumsuzluk” var…
Daha açık ifadesiyle: Talep edilen fiyatlar “o işyerlerinin” oluşacak kira getirilerine göre çok yüksek.
Peki “yüksek” derken kullandığımız “kriter” ne?
Normal şartlar altında aldığınız bir işyerinin 120-144 ay arasında “verdiğiniz” parayı karşılaması yani yatırımın “geri dönmesi” gerekli. Kriteri bu şekilde tarif edip “satılık” ilanlarını incelediğimizde özellikle İstanbul’un “belli başlı bölgelerinde” bu sürenin 350 aya kadar çıktığını görebiliriz.
Bu noktada yazdıklarımdan ve yazacaklarımdan çıkarımlar yapmak ve konuyu sadeleştirmek istiyorum;
1: İstanbul’da “özellikle lüks semtlerde” işyeri kiraları “dünya standartlarına” göre oldukça yüksek. Bu dinamik içinde sorun kiralarda değil istenen “fiyatlarda”. Daha açık söylemek gerekirse: İşyerleri için istenen “bedeller” kira getirilerine göre oldukça yüksek.
2: Benim tarif ettiğim kriteri “siz benimsemeyebilirsiniz” ve 350 aya kadar bir geri dönüşü “normal” görebilirsiniz ama “bana sorarsanız” 120 en fazla 144 ayda “kira getirisi” ile “kendini karşılamayan” bir işyerini ben asla almam.
Sonuç: İstanbul genelinde “kira getirisi” ile “emlak fiyatları” arasında “anomali” oluştu. Nasıl olsa “kira getirisi” ile yatırımımı “kolay karşılarım” diye “yanlış alımlar” yapmamaya dikkat edin.
Not: Dün bana göre çok komik bir deneme daha doğrusu herkesi “aptal yerine” koyma yolunda “tarihi” bir adım atıldı; milli gelir hesaplama yöntemi değiştirildi ve bu mucize adım ile Türkiye bir anda daha zengin oldu! Neremizle gülsek ben şaşırdım! Ama aynı zamanda “bu komik” girişimden ilham da aldım ve sabaha kadar çalışarak yeni bir hesaplama yöntemi buldum. Şimdi sıkı durun açıklıyorum; benim bulduğum hesaplama kriterlerine ve yöntemine göre “Türkiye’nin milli geliri yıllık 13 trilyon dolar” ve Avrupa Birliği ülkelerinin toplamından daha fazla! Nasıl komik mi geldi! Onlar yapınca “oluyor da” biz yapınca “olmuyor mu!”…
Ne diyeyim; bu halkı bu kadar saf sanmak, bu kadar “aptal” yerine koymaya çalışmak biraz ayıp olmuyor mu!!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.