Dinle kızım! (1)-SIRRI YÜKSEL CEBECİ
Mart 08, 2008 - Genel
Sen bilir misin ki, dini taassup yüzünden dünyadaki gelişmelere ayak uyduramadığı için önce tökezleyen, sonra da yıkılıp giden Osmanlı Devleti’nde kafes arkasındaydın, yüzün peçe ile kapatılıyordu, çarşafa sarılıyordun.
Kadın olduğun için ‘vatandaş’ değil, “insan” bile sayılmıyordun.
Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey’in, erkeklerin cephede olduğu Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında, TBMM Başkanlığı’na verdiği bir kanun teklifi, kızılca kıyamet koparmıştı.
Tunalı Hilmi Bey, verdiği kanun teklifi ile Türk kadınının da erkek gibi ‘vatandaş’, yani ‘insan’ sayılmasını istiyordu.
Sen o aşamalardan geçip bugünlere geldin kızım.
Büyük Atatürk ve O’nun çağları aydınlatan devrimleri sayesinde
‘Vatandaş’ ve ‘insan’ sayılmazken, ‘saygın vatandaş’ ve ‘saygın insan’ oldun.
Şimdi Atatürk’e sırtını dönemezsin kızım. Örümcek kafalı birtakım yobazların telkinleri ile Atatürk’ün ışıklı yolundan ayrılıp, taassubun karanlığına yönelemezsin.
Tarih 17 Mart 1923′tü.
Mustafa Kemal Atatürk, Tarsus’ta trenden inmiş, istasyondan kente doğru yürümeye başlamıştı.
Sevgi gösterileri yapan Tarsusluların arasında, Milli Mücadele’deki çete giysili Adile Çavuş, yolunu keserek ayağına kapandı ve şöyle haykırdı:
“Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!”
Gözlerinden iki damla yaş süzülen Atatürk, güneşten yüzü yanmış Adile Çavuş’u elinden tutup ayağa kaldırdı ve dedi ki:
“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üstünde yükselmeye layıksın.”
Sen, işte o kadınsın kızım. Kadını “Fatmacık”, erkeği “Mehmetçik” olan bir milletin evladısın.
Sen yürekli Türk kızısın
Atatürk’ün manevi kızı, ilk kadın pilotumuz Sabiha Gökçen anlatır:
“Al bakalım şu tabancayı Gökçen” dedi.
Sesi silahın kabzası kadar soğuktu:
“Bunu şakağına daya ve tetiğe bas! Unutma ki beynine saplanacak bir kurşun artık seni benden alıp götürecektir”
Ciddiydi bunları söylerken.
Silahı aldım. Şakağıma dayadım. Gözlerimi Atatürk’ün gözlerinden ayırmadan tetiğe bastım. Küçük bir “tık” sesi çıktı. Alnımdan terler boşanıyordu. Sınav bitmişti. Korku duvarını başarıyla aşmıştım.
Atatürk yerinden kalkarak yanıma geldi. Silahı elimden aldı. İpek mendiliyle terimi sildikten sonra, “Gökçen, sen tam bir Türk kızısın” dedi.
Sen de bir Sabiha Gökçen’sin kızım. Tam bir Türk kızısın.
Seninle övünüyoruz kızım
Atatürk, başarılı Dersim harekatına da katılan kahraman Türk kadın pilot Sabiha Gökçen’e şunları söylemişti:
“Seninle yalnız ben değil bütün Türk milleti iftihar ediyor… Genç kızlarımızın neler yapabileceklerini bir kez daha bütün dünyaya ispat ettiğin için övünsem yeridir. Bilinmelidir ki, her hangi bir ayaklanma değil en büyük ayaklanmalar, en büyük istila planları memleketimizi ve milletimizi bölmeyecektir. Biz asker bir milletiz… Yedisinden yetmişine, kadınından erkeğine asker yaratılmış bir millet… Biz başkalarının topraklarında, başka insanların mutluluklarında gözü olan bir topluluk değiliz… Türkiye’ye uzanacak eller ister içerden gelsin ister dışardan, kırılmaya, kahrolmaya mahkumdur…”
İşte sen busun kızım. Kahraman Türk kadınısın, tam bir Türk kızısın.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.