İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

İsveç AB’den Çıkmak İstiyor - Güneş Erkul

Mart 03, 2008 - GÜNEŞ ERKUL

İsveç basınında son günlerde gündemde Avrupa Birliği var.Nedeni AB tam üyesi olan ülkede, gün be gün büyüyen AB karşıtlığı.
Dünyanın kişi başına düşen ulusal geliri en fazla olan ülkelerinden biri olan İsveç’te de AB karşıtlığı büyüyor, Türkiye’mde de. Avrupa Birliği’nin egemenlik haklarına karışmasına isyan eden İsveç’te ülke genelinde yapılan ankete katılanların yüzde 55′i, AB üyeliğinden çekilmek istediğini belirtirken, yüzde 37’si AB’de kalmak istediklerini söylüyor.İsveç basını, AB’nin uzun süredir İsveç’in iç ve dış politikasına karıştığını ve bu durumun halkın tepkisine neden olduğunu yazıyor. İsveç’in AB’ye değil,AB’nin İsveç’e ihtiyacı var diyen İsveçliler kitlesel eylemlere hazırlanıyor. O İsveç ki, sosyal devlet yapılanmasıyla ilerici bir model olarak sunulan ülkelerin başında gelen İsveç.

Bilindiği gibi dünyanın en milliyetçi ve ayrıca gönençli toplumlarından İngiltere ve İsviçre de AB üyesi olmayı istemediler.Avrupa Birliği’ni kuran ülkelerin örneğin Fransa ve Almanya’nın bugünkü siyasi ve ekonomik güçlerini Avrupa Birliği’ni kurmadan önce sağladıkları da unutulmaması gereken bir gerçeklik.Ayrıca; Avrupa kıtası dışında ABD,Çin,Rusya gibi devler de büyümelerini herhangi bir birliğe girmeye borçlu değiller.

Özetle anlatmak istediğim doğal kaynakları,jeo-stratejik coğrafi konumu ama bence hepsinden de önemlisi genç nüfusu ile Türkiye’nin çağdaşlama yönünde ilerleyebilmesi için elindeki bu altın değerleri iyi değerlendirmek, iyi planlamaktan başka birşeye, Avrupa Birliği’ne ihtiyacı yok. Avrupa Birliği’nin art niyetli öğütlerini uygulamaktansa Atatürk’ün öğütlerine kulak vermek daha önemli ve hatta AB’nin istekleri ile Atatürk ilkeleri önemli ölçüde de çatışıyor.Zaman zaman “Kemalizm’den vazgeçilmesini” öneren,AB yolunda en büyük engelin “Kemalizm” olduğunu söyleyen AB sözcülerinin niyetlerini anlamak için; Atatürk’ün 6 Mart 1922′de TBMM’de söylediği şu sözlerini iyi anlamak yeterli:

“Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklâl vardır ki yabancıların nasihatiyle, planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.”

Bizi temsil edenlerin üyesi olmak için kapısına yüz sürdüğü, her türlü aşağılanmaya,azara, dayatmaya varan isteklere katlanılan bu sonu belirsiz, ucu açık AB macerasında yaşanan dönüşümler Türk halkında alerji yarattı. Uyum adına çıkarılan yasaların Türkiye’ye ve Türk halkına uydurulması çabalarının terör başta olmak üzere doğurduğu olumsuz sonuçlar AB’ne olan güveni sıfıra daha da yaklaştırdı. Tüm anketlerin ortaya koyduğu gerçek şu ki Türk halkının önüne yıllar yılı varsıllaşma düşü,çağdaşlaşma hedefi olarak sunulan AB sürecini destekleyenlerin oranı, karşı çıkanların oranının altında. Tüm tek yanlı propogandalara,bu amaçla akıtılan onca AB fonuna karşın.

Özgür iradesiyle düşünemeyen, sorgulama eksikliği bulunan,sunulan seçeneklerin dışında düşünemeyen bireyleri yaratan, programlayan eğitim dizgesi, herşeye takım tutar gibi, siyah-beyaz,karşıyım-değilim genellemeci anlayışı ve kısırlığıyla bakılmasını getiriyor. AB konusuna da böyle bakılıyor.

AKP’nin oyu artıyormuş,iktidarın yarı resmi gazetelerinden birinde manşetten verilen müjde(!!) bu.2007 yılında ülkemde milyonlar meydandaydı; iktidarın ABD ve AB’nin planlarına kusursuz uyumu milli refleksi tavana vurdurdu ve ABD ve AB’den yediğimiz kazıklar,çiğnenen onurumuz kitlelere “Ne ABD, Ne AB Tam Bağımsız Türkiye!”sloganlarını attırdı.Ama gelin görün ki 22 Temmuz’da halk desteğini AB/ABD politikalarıyla en uyumlu partiye verdi.Bunun analizini sonraki yazılarımızda yapacağız.

Bakıyoruz Avrupa Birliği halkı, Türkiye’yi istemiyor… Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya’da yapılan bir ankette, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkanların oranı Fransa’da yüzde 71, Almanya’da yüzde 66′yı bulurken, 5 ülkeden hiçbirinde destek oranı yüzde 40′a ulaşmıyor.

Bakıyoruz Türk halkı da artık “olmaz olsun böyle AB süreci” diyor.Transatlantik Eğilimler 2007 raporu, Türkiye’deki AB ve Amerikan karşıtlığının yükselmeye devam ettiğini gösteriyor.

Yani ne AB halkı ne de Türk’ler, iki taraf da birbirini istemiyor.İçindeki Türk’leri yıllar yılı hazmedemeyen Avrupalı sadece Türkiye’ye özel bir düzenlemeyle “hazmedilebilme” koşulunu getirdi. Bu şu demek olabilir mi? AB macerası sonunda Türkiye AB’nin verdiği tüm ev ödevlerini yapsa bile hazmedilebildiği kadarı alınacak geri kalanı birliğin dışına!…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS