İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Türbanda “B Planı” Yeni Anayasa - METİN ÖZKAN

Şubat 27, 2008 - METİN ÖZKAN

EY Türk halkı farkında mısınız? Yıllardır, “Komünistler geliyor”, “Faşistler geliyor”, “Cumhuriyet ve Laiklik elden gidiyor”, “Şeriat mı gelecek?”, “Türkiye İran mı, yoksa Malezya mı olacak?” diye menfaatleri doğrultusunda birileri toplumu sindirdikçe sindirdi.
Aslına bakarsanız bu tartışmaların temelinde ne laiklik ne de dindarlık meselesi bulunuyor.

Adına “Özgürlük” denilen bu pastadan pay kapmanın iki ana amacı var.
Birincisi, siyasi güç toplamak; ikincisi, vatandaşı suskunlaştırmak.
Unutmayalım ki, kişinin hak ve hürriyeti, kesinlikle bir başkasının hak ve hürriyetini ortadan kaldırmamalıdır.
Anayasa’nın, “Eğitim -Öğretim Hakkı ve Ödevi” başlıklı 42. maddesinin 7. fıkrasında şöyle yazıyor: Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanım sınırları kanunla belirlenir.” Kısacası hiç kimse kılık kıyafet tercihi nedeniyle kınanamaz, suçlanamaz. Eğitim gibi temel hak ve hürriyetlerini kullanmaktan da alıkonulamaz.
Papatya
falı misali
BaŞbakan Erdoğan, üniversitelerde başörtüsü serbestisi konusundaki kararlılığını, “Biz bu yola çıkarken daha önce de demokrasiye inanmış insanların söylediklerini söylüyoruz. Biz, o beyaz çarşaflarla beraber yola çıktık, bu konuda bedel ödemeye hazırız. Bu konuda rahatız” diyerek göstermiş ve yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemişti.
CHP Lideri Deniz Baykal yanıt olarak, “Biz sizi çarşaf içinde değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır bir Başbakan olarak görmek istiyoruz” dedi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli de, “İdam sehpalarının hatırlatıldığı, kefenlerin çağrıştırıldığı bu ortamda aziz milletimiz cepheleştirilmektedir. Bunu yapmayın” diyerek uyarıda bulundu.
Sonuç?
AKP ve MHP’nin TBMM’de kabul edip Çankaya’ya gönderdiği “Türban Teklifi”ne, geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de onay verince, gözler şimdi Anayasa Mahkemesi’ne çevirdi.
Zira, CHP ve DSP, düzenlemelerin iptali için yarın Yüksek Mahkeme’ye başvuracak.
İktidar ve muhalefet şimdilerde Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak karar için “Onay mı?”, “Ret mi?” diye adeta papatya falı açıyor.
Peki şimdi ne olacak?
İşte son günlerde herkesin birbirine yönelttiği bu sorunun cevabı:
CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne götüreceği teklife “onay” çıkarsa sorun yok; çünkü yenilenmiş Anayasa Taslağı’nda bu maddeler aynen yerini alacak.
Ancak, Anayasa Mahkemesi, düzenlemelere vize vermezse, o zaman yenilenmiş Anayasa için formül arayışına girilecek.
Bu durumda, 10 ve 42. maddelerle birlikte, başka maddelerin de düzenlenebileceği belirtiliyor. Alternatiflerin de, her ihtimale karşı değerlendirildiği vurgulanıyor. Bu nedenle yenilenmiş Anayasa taslağının açıklanması, türbanla ilgili sürece göre belirlenecek.
YÖK Kanunu da
süreci bekliyor
DİĞer taraftan AKP ile MHP’nin, Anayasa Değişiklik Teklifi’ni hazırlarken üzerinde uzlaştıkları YÖK Kanunu Ek 17. maddedeki düzenleme konusunda da süreç bekleniyor
Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak kararlar, bu konudaki düzenlemenin akıbetini belirleyecek.
MHP, “Biz mutabakatımıza sadığız. Yeni bir değerlendirmemiz olmadı” derken, AKP’liler ise uzlaşmanın sürdüğünü, gelecek yeni önerilerin de değerlendirilebileceğini vurguluyor. Ancak, bu değişikliğe gerek olmadığı konusunda da bir görüş var.
Uzlaşılan madde, türbana “çene altı” formülünü getirecek. Bu madde konusunda adım atılırsa bile, bunun için önce Anayasa Mahkemesi’nden “onay” kararı beklenecek.
Anlaşılan Anayasa Mahkemesi’nden ne çıkarsa çıksın, tartışmalar yine bitmeyecek.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS