İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

“SSCB’Yİ AMERİKAN FİLMLERİ YIKTI”-Ayşe Kerimova GÖNEN

Şubat 15, 2008 - Genel

Türk dizileri son yıllarda Orta Asya Cumhuriyetlerinde izleme rekorları kırdı. Buna çok seviniyoruz. Kardeş ülkelerin iç içe olması, politika dışında, sanat, elm gibi sahaların da popülerleşmesi çok önemli. Şimdi artık yalnız politikacılar ve şarkıcılar değil, sanatçılar, oyuncular, sinema yönetmenleri de o toplumlarda tartışılıyor.Önceden yalnız Rus ve Hint dizileri, filmleri izlenirdi. Çocukluğumda bir Hint filminin sinemalara gelişi başlı-başına bir olaydı. Şimdiye kadar 1930′ların Hint filmi kahramanlarını ezbere biliyoruz. Sonra Amerika Holywood filmleri çıktı. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde bu filmler yasaktı. Soğuk savaş nedeniyle yalnız filmler değil, Amerika’yla ilgili her şey yasaktı. Amerika, Sovyetler Birliği’nin içine sızmak için çok akıllı davrandı. İlk önce gizli yollarla video teypler geldi, ardınca kot pantolonlar. Hatırlıyorum kot pantolon giyen her kes sorgulanırdı nerden ve nasıl elde ettin diye. Coca-Cola. Ve en sonunda da filmler ile Amerika, Sovyetler Birliği içine sızdı. Amerikan filmlerini eleştiren Sovyet politikacıları Sovyetler Birliği dağıldığı zaman “SSCB’yi Amerikan filmleri yıktı” gibi eleştirilerde bulundular. Soğuk savaş bitti ve böylece “Beyin yıkama” süreci için ortada hiçbir engel kalmadı. Rambo, Terminator, Roki gibi filmlerin kahramanları gençlerin idollerine dönüştü. Herkes Rambo gibi kahraman olmak istiyordu. Bir darbe ile 10 kişiyi deviren Terminator gerçek bir kahramandı. Süpermenler kötülüğe karşı savaşıyor ve dünyayı kurtarıyorlardı. Bu da, Amerika kötülüğe karşı savaşan ve dünyayı kurtaran tek güçtür demek oluyordu. Sonuc ortada, çok ince bir politikayla beyinleri yıkayarak ABD istediğine ulaştı. Şimdi artık Amerika’sız bir hayat tassavur edilemiyor. Filmlerdeki Amerikan hayat tarzı, kadın özgürlüğü, aile tipleri ve aile yapılarını tebliğ eden sahneler kafa karıştırmaya başladı. Onlar örnek oldular. Bizler artık eskisi gibi, aile içinde yaşayamıyorduk. Boşanmaların sayısı bire on artmıştı. Demokrasinin temel amaçlarını daha anlamadan, filmlerden verilen mesajlarla cahilce “özgürlük” kavgaları başladı. Çocuklar babalarına karşı çıktı, ailelerden huzur gitti. Cinsel ve kişisel özgürlükler her şeyin önüne geçti. Bir karmaşa yaşanmaya başladı. Geleneksel aile yapısı bozuldu. Anne, babalar çocuklarını nasıl terbiye edeceklerini bilmediler. Ve bütün bunlardan daha çok Türk, Müslüman toplumları etkilendi.

Türk dizilerinin diğer Türk Cumhuriyetlerine girmesi çok geç olsa da sonunda baş verdi. Aynı gelenek, aynı kültür, aynı dil, yabancı hiçbir şey yok. Dizilerin daha profesyonel olması, gerekli temaların daha çok işlenilmesi meselenin başka bir tarafı. Ama bir Polat Alemdar tipi bir eşcinsel kahramanın hayatını sergileyen Amerikan filminden daha az zararlıdır toplumumuz için. Ama tabii ki, ne Polat Alemdarlar, ne “Rambolar” bizim için örnek olmamalıdır. Türklerin tarihte örnek olacak çok kahramanı var.

Eurovision’da Melek-Şeytan Diyaloğu

Azerbaycan ilk kez Eurovision şarkı yarışmasına katılacak

Azerbaycan Eurovision’da yarışacağı şarkısını seçti. Elnur Hüseyinov-Samir Cevadzade ikilisi Belgrad’da melek ile şeytanın diyaloğunun anlatıldığı “Düet” adlı şarkıyı seslendirecekler.

Azerbaycan’ı Eurovision’da temsil edecek olan Avrupa Yayın Birliği üyesi İçtimai Televizyon Radyo Şirketi, Bakü’de “Odlar Yurdu” adıyla Azerbaycan Ulusal finali için bir konser düzenledi. Sertab Erener gibi Eurovision’da birinci olan Sırbistan’dan Mariya Şerifoviç ile Ukrayna’dan Ruslana da Azerbaycanlı müzikseverlere güzel dakikalar yaşattı.

Konser TRT 2, TRT INT ve TRT TÜRK kanallarından da canlı yayınlandı.

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in de izlediği finalde jüri, Azerbaycan’ı 2008 Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil etmesi için Elnur Hüseyinov-Samir Cevadzade’nin birlikte seslendirdiği Gövher Hasanzade’ye ait eseri seçti.

Rusya Baykonur Üssünü Boşaltıyor

Rusya, Kazakistan’dan 2050 yılına kadar kiraladığı Baykonur Uzay Üssü’nü 2016 yılından önce terk ediyor. Rusya’nın kararı, Kazakistan’da şok etkisi yaptı. Kazakistan, 2016 yılından sonra uzay üssünün nasıl kullanılacağını tartışıyor.

Baykonur dünyanın en büyük uzay üssü. Rusların Uzay Üssü’nü terk etmesinin asıl sebebi ise kendi uzay istasyonlarını kurma planları. Moskova yeni projesi olan Vastok (Doğu) uzay istasyonunu en geç 2016 yılında bitirecek. Vastok istasyonu Amur eyaletinde kurulacak.

Rusların aldığı bu kararın kendileri için sürpriz olduğunu ifade eden Kazakistan Uzay Ajansı Başkanı Talgat Musabayev, “Bu ani karar bizim için beklenmedik bir gelişme” dedi. 8 yıl daha kullanılacak olan uzay üssünün Rusya tarafından boşaltılması, Kazakistan’ın hem uluslararası arenada hem de ekonomik alanda saygınlığını azaltacak.

Baykonur Uzay Üssü, ismini Kazakistan’ın Baykonur kasabasından alıyor. Üs SSCB döneminde hizmete girdi. Üs, SSBC dağıldıktan sonra Kazakistan’a bırakıldı. Daha sonra Rusya üssü yıllık 115 milyon dolara 2050 yılına kadar Kazakistan’dan kiraladı.

Uzay üssü birçok fırlatma rampası ve kontrol kulesine sahip. Üssün büyüklüğü doğudan batıya 130, güneyden kuzeye ise 80 km.

Uzay üssünde bugüne kadar çok sayıda önemli uçuşlar ve fırlatmalar gerçekleşti. Rusların ilk uydusu Sputnik Baykonur’dan fırlatıldı. Uzaya ilk giden insan Yuri Gagarin bu üsten uçtu. Uzaya çıkan ilk kadın Valentina Tereşkova da Baykonur’dan uçtu.

Kazakistan’da Türk dizileri

Türkiye’de her gün yeni dizilerin ekrana geldiği son dönemlerde, Kazakistan’da yayımlanan bazı Türk dizileri reyting rekorları kırıyor. Daha önceleri özellikle Hint filmlerine ilgi duyan Kazakistan’da halk, son yıllarda Türk dizilerine merak sardı. Bugüne kadar 10′dan fazla Türkiye kökenli dizi Kazakistan televizyonlarında ekrana girdi. Çalıkuşu ile başlayan Türk dizileri furyası; Kınalı Kar, Zerda, Asmalı Konak, Aliye, Berivan, Deli Yürek, Acı Hayat ve Kurtlar Vadisi’yle devam ediyor.

Türk dizilerini kendilerine yakın hissettiklerinin altını çizen izleyiciler, özellikle kaynana gelin arasında yaşanan gergin sahneleri merakla izliyorlar. Dizilerin Amerikan veya Meksika dizileri gibi gerçekdışı senaryolar olmadığını ve bu tür senaryoların kendilerini daha da ekrana bağladığını ifade eden izleyiciler, daha çok filmlerin en önemli sahnesinde bitmesi ve dizinin sonunda başrol oyuncusunun ölmesine tahammül edemediklerini belirtiyorlar.

Dizilerin içinde en popüler başrol kahramanı Kurtlar Vadisi’ndeki Polat Alemdar.

Kazak seyirciler, Türk dizilerinin başladığı zamanlarda adeta hayatın durduğunu, misafirleriyle dahi ilgilenemediklerini belirtiyorlar.

2008, Türk Dünyasının Ortak Atası Kaşgarlı Mahmut Yılı

UNESCO, 2008′i 1000. doğum yılı münasebetiyle Kaşgarlı Mahmut yılı ilan etti. Bu senenin ilk sözlüğümüz ve dilbilgisi kitabımız Divanü Lûgati’t-Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmut adına kutlanacak olması, Türk dili ve Türk kültürü açısından önemli bir kazanç olarak görülüyor. Yazılışı, içeriği ve tek nüshasının bulunuşu bile belgesel filmlere konu olabilecek Divanü Lûgati’t-Türk’ün ve yazarı Kaşgarlı Mahmut’un ülkemizde ve dünyada tanıtımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Dil Kurumu tarafından çalışmalar başlatıldı.

2008′in Kaşgarlı Mahmut yılı olması için girişimde bulunan Kültür Bakanlığı, Kaşgarlı Mahmut’un Kaşgar’daki sandukası kapsamlı etkinlikler planlıyor. Bu kapsamda Divanü Lügati’t-Türk’ün basımı yapılacak ve Türkiye’nin onur konuğu olarak katılacağı Frankfurt Kitap Fuarı’nda sergilenecek. Kaşgarlı Mahmut’un Kaşgar’da bulunan türbesi yerinde incelenecek, gerekirse restore edilecek. Bakanlığın planlamaya başladığı ilk etkinlik ise Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü ile birlikte düzenleyecekleri uluslar arası sempozyum. Sempozyuma Almanya, İngiltere ve ABD’deki çeşitli üniversitelerde çalışan bilim adamlarının yanı sıra Rusya, Tataristan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Azerbaycan gibi Türk cumhuriyetlerinden birçok bilim adamının katılması bekleniyor.

Kırgızistan Meclisi’nde Cep Telefonu Yasağı

Kırgızistan Milli Meclisi Jogorku Keneş’te yapılan oturumlar esnasında cep telefonu kullanımı yasaklandı. Kırgızistan hükümeti tarafından hazırlanıp konu ile ilgili kuralları içeren ve meclise sunulan kanun tasarısı oy çokluğu ile kabul edildi. Yaklaşık 5.5 milyonluk bir nüfusa sahip Kırgızistan’da cep telefonu abonelerinin sayısı da 2007 sonu itibarıyla 1.9 milyona ulaştı. 2006′da bu rakam 900 bindi.

Kırgızistan cep telefonu pazarında şu anda 5 operatör bulunuyor. Sky Mobile yüzde 60′lık pazar payıyla sektörde açık ara lider, bu şirketi, yüzde 29 ile BiMoCom, yüzde 10 ile Ak-Tel, yüzde 1.1 ile Katel ve yüzde 0.3 ile SoTel takip ediyor.

İslam Kerimov’un Kızı Bakan Yardımcısı Oldu

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un kızı Gülnara Kerimova Dışişleri Bakan Yardımcısı oldu. Gülnara Kerimova, Özbekistan Dışişleri Bakanı’nın uluslararası kültürel faaliyetlerden sorumlu yardımcısı görevini yürütecek

İnterfax Haber Ajansı’nın Özbekistan diplomatik kaynaklarına dayanarak verdiği haberde Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un, konuyla ilgili kararı 1 şubat 2008 tarihinde imzaladığı belirtildi..

Gülnara Kerimova 1995 yılından bu yana diplomatik konularda görev yapıyor. Kerimova 1997-2002 yılları arasında Birleşmiş Milletler’in Özbekistan temsilciliğinde görev yaptı. Gülanara Kerimova 2003-2005 yıllarında Rusya’daki Özbekistan Büyükelçiliği bünyesinde danışman görevlinde bulundu.

İki çocuk annesi Kerimova, 35 yaşında ve ABD’nin Harvard Üniversitesi mezunu. Kerimova son dönemlerde düzenlediği kültürel aktiviteler ile tanınıyor.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS