İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

AKP, ANAP’ın 2. Dönemini Andırıyor… - Mustafa Balbay

Şubat 10, 2008 - MUSTAFA BALBAY

Tarih klasik deyimle tekrar etmez, gelişir. Ama, benzer olaylar da benzer sonuçlar verir. Özellikle siyasal-toplumsal yaşamda bunun örnekleri vardır.

Kimi toplumlar dünyayı; öğrenerek, öngörerek değil de yaşayarak kavradığı için ister istemez kendilerini tekrar ederler.

İşimiz felsefe değil, Ankara’ya dönelim…

AKP‘nin ikinci iktidar dönemi; 1983 ve 1987′de iki kez tek başına iktidara gelen Özal ‘lı ANAP’ın ikinci dönemini akla getiriyor!

ANAP’la AKP‘nin farklılıkları olsa da benzer yanları az değil…

Özal’ın ANAP’ı, 4 eğilimi birleştiriyorum deyip, her kesimden adam toplamış ve bir iktidar grubu yaratmıştı.

TBMM‘deki AKP grubu bu bağlamda şöyle özetlenebilir:

Bir tutam solcu, iki tutam kökten Amerikancı, yarım tutam AB’ci, bir tutam liberal, bir tutam Suudcu, yarım tutam milliyetçi, iki kök Milli Görüşçü…

Bütün bunları iktidar tutkalıyla yapıştırıp bir araya getirdiler!

****

Özal’la Erdoğan ‘ın da benzer yönleri var…

Özal, kurumlara saygılı değildi, kendinden başka kurum tanımazdı.

Erdoğan’ın da bundan farkı yok… Kurumlar ya kayıtsız şartsız AKP’ci olacak ya yok olacak. Dün Barolar Birliği’nde olduğu gibi, eğer kurumun tepesi kendisinden değilse, bölecek ve oradaki devinimi deyim yerindeyse mundar edecek!

Özal her şeyi satıp savmaktan yanaydı…

Erdoğan’ın da bundan farkı yok… Memleketin neresine baksa, “satsak para eder mi” diye düşünüyor!

Özal, dış destekleri öne çıkarır, bir dünya liderinin istemiyle Türkiye’nin ulusal çıkarı karşı karşıya gelse, ikirciklenmeden dünya liderinin istemini yerine getirirdi. Baba Bush ‘un ona, “Targıt” demesi çok hoşuna gider, güç sembolü sayardı.

Erdoğan’ın da bundan farkı yok… AKP bir bakıma küresel ve kutsal bir ittifakın toplamı… Uluslararası kurumlar, “Türkiye’de AKP’den iyisini bulamayız” görüşünü sık sık dile getiriyorlar. Erdoğan, dünya liderleriyle görüşmeyi marifet sayıyor.

Dış borç Özal’ın umurunda değildi… 18 milyar dolarla aldı, 70 milyar dolara çıkardı.

Erdoğan’ın da bundan farkı yok… Toplam borcu 150′yle aldı, 400′e çıkardı. Borç yiğidin kamçısıysa, kamçıdan yiğit görünmüyor!

****

Doğal olarak Özal’ın ikinci döneminde yükselen toplumsal muhalefet AKP’nin ikinci döneminde de yükselmeye başladı.

Dün Ankara’nın Sıhhiye-Kızılay çevresi kırmızı beyaz bayraklarla, kararlı insanlarla doluydu…

Toplumun hiç değilse bir kesimi, AKP’yle bu ülkenin bir yere gidemeyeceğini, AB’ye hiç giremeyeceğini, girse girse birbirine gireceğini görüyor…

Darısı kalan kesimin başına…

Topluma ve siyasete düşen görev, AKP’nin gerçek yüzünü çok iyi anlatmak ve bu yapının böyle gidemeyeceğine topluma inandırmak… Bunun devamında AKP’ye gerçekten seçenek olacak hareketler yükselecektir…

Bütün bunlardan sonra sorarsanız:

Hangisi daha Türkiyeli, Özal mı bugünkü AKP kadrosu mu?

İkirciklenmeden yanıtlarım:

Özal!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS