Kripto-Devşirme Gençlik AEGEE
Şubat 07, 2008 - DUYURULAR

Sunuş…
Bir Yazar/Bir Yapıt….
“Sivil Casus” adlı yapıtıyla sivil toplum örgütlerinin işlevlerini ortaya koyan genç araştırmacı yazar Kaan Turhan bu kez “Kripto-Devşirme Gençlik AEGEE” adlı yapıtında şu tarihsel uyarı ve saptamalarla karşımızda:
“Milli politika kaygısı duymayan AKP iktidarının TBMM’den geçmemesi gereken yasaları geçirmesi; ulusal çıkarlarımızla bağdaşmayan, taban tabana zıtlıkla uzlaşmaz bir çelişki oluşturan uygulamaların gerçekleştirilmesi, Mütâreke basınından Ali Kemal’leri aratmayacak yerli işbirlikçilerin güdümündeki kitle iletişim araçlarının çıkar amaçlı güdüleme etkinlikleri, Türkiye’nin içeriden kuşatılmışlığının habercisidir.
Kimi NGO’lar, Ulusal değerler dizgesiyle bağdaşmayan, bağdaşmamasına koşut bir yönelimle ulusal değerler sistemini yıpratmaya; her türlü etnik, dinsel, kültürel ve siyasal alt kimlikleri kışkırtmayı bir görev bilmektedir. Bugün Avrupa’nın 270’den fazla kentinde örgütlenen, yaklaşık 25.000 üyeye sahip olan bir ‘Sivil Toplum Örgütü’ olan AEGEE’nin Fransızca açılımı “Association des Etats Généraux des Etudiants de I’Europe”dır. 1985 yılında bir kaç üniversite öğrencisi tarafından kurulmuş ve “temel fikri o dönemlerde oldukça gündemde olan ‘Avrupa Kimliğini’ ve kavramını Avrupalı gençler arasında tartışmaya açmak, bunu yapılacak etkinliklerle yaşayarak oluşturmaktır.”AEGEE, “ulus devlet kavramının ötesinde farklı kültür, dil, inanç, etnik ve milli grup ve anlayışa sahip gençleri” bir araya getirebildiğince “Avrupalılık Üst Kimliğini” gerçekleştirebileceğini savlayan bir NGO olarak tanımlanmaktadır.”
Yazarın saptamasına denk düşer biçimde 2007 yılının sonlarına geldiğimiz şu günlerde acı da olsa Türkiye’de gerçek durum şu:
Türkiye yasama, yürütme ve yargı organlarına dış odakların müdahale ettiği, ekonominin dizginlerinin uluslar arası tefeci kurumların eline geçtiği, yarı sömürge bir ülke konumunda. Türkiye artık Ankara’ dan yönetilmiyor. Yazılı ve görsel basın önemli ölçüde küresel sermayenin güdümünde.Türkiye Cumhuriyeti tüm kurum ve kuruluşları ile bir tasfiye süreci içinde.Türk halkına, küresel veya iktidar güdümlü medya tarafından doğru bilgi verilmiyor.Halka karşı yoğun bir karartma /bilgi kirliliği, yanlış yönlendirme kampanyası yürütülmekte. Halkın iradesinin seçim sandığına özgürce yansımasına olanak sağlayacak tüm demokratik kanallar tıkalı, demokrasinin tüm koşulları yok edilmiş.Türkiye’de medya ulusal (Türkiye’ye ait) olmadığı gibi özgür de değil. Cumhuriyet devrimcilerinin son verdiği siyasal, ekonomik, akçalı, yönetsel ve yargısal ayrıcalıklar yeniden kurulmuş. Avrupa Birliğine uyum veya yeni dünya düzeni adı altında devletin ulus, ülke (toprak) ve egemenlik ögeleri önemli ölçüde tasfiyeye tabi tutuluyor. Türkiye yeni Sevr proje ve haritalarının elden ele dolaştığı bir dönemden geçmekte.İktidar,iktidar değil, tasfiye kurumu işlevi üstlenmiş.Üstelik iktidarın başı, yıkım projesinin eşbaşkanı.! Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya Genelgesinde belirttiği gibi “Ülkenin tümlüğü, ulusun birliği “ABD ve AB’nin” tehdit ve kıskacı altındadır”.Türkiye adı konulmamış ve ilan edilmemiş bir savaş ile karşı karşıyadır. Bu savaşta siyasal iktidar karşı cephe içinde yer almakta, Ankara, Türkiye’nin çıkarlarını savunma yerine Washington ve Brüksel yönergeleri doğrultusunda hareket etmektedir.İktidar,Türkiye’ye karşı savaş açan ABD ve AB’nin taşeronu teröristlere af getirmek için fırsat kollamaktadır. Gaflet ve delaletin ötesinde ihanet kertesine ulaşan eylemlerin ardı arkası kesilmiyor. Tehdit, tehlike ve kuşatmanın aşılması için toplumun doğru bilgilendirilmesi gerekir.
Bu karanlık ortamda Kaan Turhan dış ve iç ihanet odaklarının Türkiye üzerindeki oyunlarını tüm boyutlarıyla sergilemekte, onların “ipliğini pazara çıkarmaktadır.” Genç yazarı ülke gerçeklerini ortaya koyan bu ölümsüz yapıtı nedeniyle içtenlikle kutluyorum. Kaan Turhan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti Türk gençlerine emanet etmesin ne denli isabetli olduğunu gösteren seçkin bir örnek.Tıpkı genç yol arkadaşı devrimci Güneş Erkul gibi. Adam gibi adam Kaan Turhan. Ne mutlu böyle yurtsever evlatlar yetiştiren Türk Ulusuna. 24/11/2007-İZMİR
Nevzat Erdemir Avukat
İzmir Barosu Başkanı
Önsöz
Sivil Casus adlı kitabıyla hangi sivil toplum örgütlerine, kimler tarafından ulus-devletin aşındırılması için truva atı rolü verildiğini gözler önüne seren Kaan Turhan, “Kripto-Devşirme Gençlik AEGEE” adlı kitabıyla da Türk Gençliğinin ulusal kimliğinden koparılarak kültürel asilimasyona nasıl,hangi izlencelerle uğratıldığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Kaan Turhan bu çalışmasıyla ulusal gençlik bayramımız 19 Mayıs’ın yerine, 9 Mayıs Avrupa gününün konulmasını amaçlayan izlenceleri, 15 – 18 yaş arası lise gençlerine kendi milli benlikleri unutturularak yerine “sömürge kültürünü” şırınga etmeyi planlayan sinsi projeleri, Alman Devleti’nin desteği ile araştırma enstitülerinde ve üniversite kürsülerinde yürütülen Türkiye için 47 ayrı etnik halk öngören istihbaratçı akademisyenlerinin yıkıcı çalışmalarını, “Demokratik, çağdaş, insan hak ve özgürlüklerine saygılı, çok renkli, çok sesli, çok kültürlü (!) .. barış dolu bir ülke için yeni bir anayasa” özlemi adı altında AB ve ABD’nin etnik bölünme için ‘multi-culturalism’ programlarına zemin yoklayan sözümona aydınların vatanlarına ihanetini gözler önüne seriyor.
Bu kitapla; Türkiye’nin AB’ye değil AB’nin Türkiye’ye girdiği, topsuz, tüfeksiz işgalin ne olduğu daha iyi anlaşılıyor. Kaan Turhan şöyle diyor: “AB’nin programlarının Türkiye tarafından üye olmadan benimsenmesi ve hızlı bir biçimde “AB’ye uyum süreci” doğrultulu bir düzenleme olarak kendini göstermesi düşündürücüdür. Düşündürücüdür, çünkü AB’ye üye olmadan Gümrük Birliği’ni kabul eden Türkiye’nin gümrüklerdeki çelişkisi iç ve dış pazarda Türkiye zararına işlediği gerçeği gözetildiğinde; eğitim gibi gençlik gibi birinci derecede yaşamsal öneme sahip konularda gümrüklerdeki çelişkiyi yaşamak, zararın ülke insanı üzerine yansımasını doğurur ki bu da Cumhuriyet’i omuzlarında taşıyacak ve onu yüceltecek Türk gençliğinin uzun dönemde yitirilmesi demektir.”
Bu kitapta; manda ve himayeyi kabul eden bir sömürge valisinin ancak söyleyebileceği fikirlerin sahibi tarih komisyonu başkanlarını, Türk gencinin zihninin kiraya verilmesini dile getirebilen Talim Terbiye Kurulu Başkanlarını, 7. sınıf Vatandaşlık Bilgisi kitabının kapağında Amerikan sömürüsü heykelinin fotoğrafına yer veren, hainleri kahraman ilan edip dolaylı olarak kahramanları hain olarak sunmak isteyen zihniyeti, Leonardo, Socrates ve Youth gibi Avrupa Komisyonu programlarıyla Milli (!) Eğitimin milliliğini nasıl yitirdiğini, Kemalist eğitim politikalarından nasıl uzaklaşıldığını, AB Eğitim ve Gençlik Programları’nın Türkiye’de kabul edilmesini ve uygulamaya konulmasını sağlama yönünde lobicilik etkinlikleri düzenleyen AEGEE’nin gerçek yüzünü okuyacaksınız.
Kaan Turhan, “Kripto-Devşirme Gençlik AEGEE” ile bize, vatanımıza değen namahrem eli gösteriyor, “kral çıplak” diyor.
Böylesine önemli,cesaret isteyen ve bence Avrupa Birliğinin, Türk gençliğini ulusal kimliğinden kopararak devşirmeyi amaçlayan eğitim programlarını deşifre etmesi yönüyle de bir ilk olan bu yapıtı yaratan Kaan Turhan’ı yürekten kutluyorum.
Güneş Erkul
İlk Kurşun Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Kitap Hakkında Değerlendirmeler
Dünya üzerinde bazı coğrafyalar ve bazı bölgeler vardır ki; üzerinde barındırmış olduğu insanları, yaşamak için, varolmak ve varlığını devam ettirebilmek için sürekli dinamik, uyanık ve güçlü olmaya zorlar. İşte Türkiye coğrafyası, kıtaların ilk oluşumundan itibaren böyle bir bölge üzerinde kurulmuştur. İnsanlık tarihi boyunca bu coğrafyada yaşamayı haketmenin bedeli, kan olmuştur. Nazım’ın de dediği gibi; “…Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan…” bu eşsiz coğrafyada yaşayan bizler, çocuklarımızın ve hatta onların gelecekteki çocuklarının hakettikleri şekilde güvenli, güçlü ve bilinçli bir şekilde yaşamalarını istiyorsak, Değerli Dostum Kaan Turhan’ın bu kitap içine sıkıştırmaya çalıştığı çığlıklarına kulak vermeli ve verdirtmeliyiz.
Unutmayalım ki bu coğrafya ve bu kısrak başı, eğreti duran ve hak etmeyen biniciyi üzerinden ustalıkla atar.
Süleyman ÖZMEN
Araştırmacı Yazar
Genç yazar Kaan Turhan ses getiren “Sivil Casus” adli kitabından sonra bu kez de çok önemli bir kitapla daha çıkıyor okuyucunun önüne…
“Kripto-Devşirme, Güdümlü Gençlik” adlı bu önemli kitapta yer alan Türk
Gençliğinin 19 Eylül 1924 günü Giresun’da Atatürk devrimleri konusundaki kararlılığını gösteren şu satırları dikkatinize sunuyorum;
“Cumhuriyet bir tahtsa, biz gençler onun sehpasıyız. Biz kırılmadıktan sonra o düşmeyecektir. Ve üzerinde her zaman buna değer olan oturacaktır. Türk tarihinde artık kimse tufeyli (asalak) yaşayamaz… bütün gençler yemin eder ki vatanın aleyhine, Hakimiyet-i Milliye ve Cumhuriyetin zararına hangi baş kalkarsa onu koparacağız! Velev o baş vatanı ve Hakimiyet-i Milliye’yi bize verenlerden biri olsun!”
Bu değerli kitabı öncelikle gençlerimizin okumasını öneriyorum, yaşadığımız bu önemli günlerde..
Tuncer Cücenoğlu
Tiyatro Eleştirmeni
Batı emperyalizminin en önemli araçlarından sözde sivil toplum örgütleriyle, dönüştürerek devşirmeyi hedefleyen eğitim programlarının (Erasmus, Sokrates vd.) ipliğini pazara çıkaran “SİVİL CASUS”’un genç yazarı Kaan Turhan, bizleri, Türk toplumunu emperyalizmin köleleştirme yöntem ve araçları hakkında bilgilendirmeye ve uyarmaya devam ediyor. Başta üniversiteler olmak üzere, bütün eğitim-öğretim kurumlarının AB(D) tarafından desteklenen projeler vasıtasıyla emperyalizme doğrudan eklemlenmek istendiği günümüzde, Kripto-Devşirme, Güdümlü Gençlik adlı çalışma, “Avrupa Gençlik Forumu” (AEGEE) isimli NGO’nun Türk gençliğini kendi değerlerinden uzak, emperyalizme göbeğinden bağlı tipik bir sömürge kuşağına dönüştürme çabaları hakkında çok çarpıcı bilgilere yer vermektedir. Kripto-Devşirme, Güdümlü Gençlik, ülkesini ve milletini seven, sonsuza kadar bağımsız ve özgür kalmayı arzulayan her Türk gencinin okuması gereken bir kitaptır.
Doç. Dr. Mehmet AÇA
Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi
Küreselleşme sürecinde ulus devlet çift yönlü baskı altında. Yukarıda ulus ötesi güçler, aşağıda “azınlık” olarak etiketlenen farklı nitelikteki gruplar, karşılıklı etkileşim halinde ulus devleti “postmodern sömürü düzenine” uygun hale getirmeye çalışıyorlar.
Böylesi bir süreçte gençlik özel bir önem kazanıyor. Dinamizmin sembolü olan gençlik, etki ajanlığı ağları aracılığıyla edilgenleştirilip, emperyalizmin çıkarlarıyla uyumlu bir biçime dönüştürülmeye çalışılıyor.
Türkiye hakkında konuşacak olursak; gençliği, sömürüye karşı devrimciliğin güçleri olmaktan alıkoymaya yönelik büyük bir kampanya yürütülüyor. Gençliğin Kemalizm’le bağlarını koparmak için örtülü bir savaş veriliyor. Böylelikle aslında Türkiye’nin umutla bağları kesiliyor…
Kaan Turhan’ın elinizdeki kitabını sadece bir gencin değil, gençliğin haykırışı olarak değerlendiriyorum. “Karanlığın karanlık olduğunu” fark edemeyecek kadar körleştirilmek istenen, ancak buna direnen; oyunları bozacak olan bir gençliğin haykırışı. Küresel çağda devrimciliğin Kemalizm demek olduğunu bilen bir gençliğin haykırışı…Mustafa Kemal’in gençliğinin haykırışı…
En çok bunun için seviniyorum. Çünkü Mustafa Kemal’in bir takipçisi olarak neyin “gerçek umut” olduğunu çok iyi biliyorum…
Utku Yapıcı
Ankara Üniversitesi SBF
Fransa’da 1300′lü yıllarda Kral’ın yetkilerine katılmayı öngören devinimin Büyük Fransız Devriminin alt yapısını oluşturduğu sonucuyla karşılaşıyoruz kitapta. Ülkemiz için uyarı niteliğindeki bölümünde 1985 yılında “devlet dışı sivil toplum örgütü (NGO) olarak kurulan AEGEE’nin “Avrupa Üst Kimliği”ni gençler arasında tartışmaya açarak onları bu kimlik içinde Batı’nın sadık üyesi yetiştirmeyi amaçladığı anlaşılıyor. Sy.Kaan Turhan, kitabında bunu kanıtlarıyla sergilemektedir. Kitabın uyarıcı niteliği buradan kaynaklanıyor. Sy.Kaan Turhan’a göre: AEGEE, ulus devlet kavramının ötesinde, farklı kültür,dil,inanç,etnik grup ve anlayıştaki gençleri bir araya getirerek “Avrupa Üst Kimliği” içinde Avrypalılaştırmayı amaçlamıştır. Aslında bu örgütün kimler tarafından kurulduğu ve kimlerin üye olduğunu açıklayan sy.Kaan Turhan, dünya gençlerinin niçin Avrupalılaştırılmak istendiği de ortaya çıkarmış oluyor.. Avrupa Birliğinin kültürel, siyasal dokusunu geleceğin gençlerine emanet etmek ve öylelikle AB’nin geleceğini güvence altına almak. Sy.Kaan Turhan’ın kitabı bunu belirgin biçimde su yüzüne çıkarıyor. Cumhurbaşkanları Chirac,d’Estaing, Tatcher ve de Karen Fogg, kuruculardan kimileri!
Gelecek kuşakların Avrupa içinde yetişmesi, aralarındaki kültürel, etnik, dinsel farklılıkların Avrupalılık içinde eritilmesi amaçlanıyor ve AB^ye üye olan ülkelere de kimi zaman açık ya da üstü örtülü bu ilke koşul olarak ileri sürülüyor. Örneğin, ülkemizde AB tarafından kimi projelerin finanse edilmesi, üstü örtülü amaçlardan bir olarak yorumlanamaz mı? Nitekim sy.Kaan Turhan da bu kanıdadır:
Ona göre “AEGEE, Türk gençliğnin Türklük bilinciniden uzaklaşarak Avrupa Yurtaşlığı bilincini kazanması için de özel çaba harçamakta ve bu düşüncenin savunucularını da ülkemizde varetmeye çalışmaktadır. Sy.Kaan Turhan’ın kitabıy’la AB’nin bir başka üstü örtülü amacının ne olduğunu görüyor ve o örtüyü kaldırarak altındaki çirkin yüzünü bizlere gösterdiği için de kendisini kutluyoruz.
Ali Nejat Ölçen
Atatürkçü Düşünce Derneği GYK
Batı emperyalizminin, sömürgeci anlayışının sonucu olarak ülkemizde bir taraftan etnik ayırımcılığı kışkırtıp,diğer taraftan dinsel etkinlikleri kullanarak ulusal bütünlüğümüzü yok etmek istedikleri bilinmektedir.Batı,bu isteklerini gerçekleştirmek ve ulusal bütünlüğümüzü bozmak için Osmanlı döneminden beri Türkiye üzerinde çeşitli projeler uygulayarak eğitimi, sosyal ve kültürel yapıyı deforme etme, kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirme eylemi içindedir.
Amaçları, Ortadoğu’da önemli bir yere sahip olan petrol ve doğal gaz boru hattının içinden geçtiği Türkiye’yi kendi çıkarlarına hizmet etme durumuna getirmektir.1915 Ermeni olaylarını bahane ederek, Kuzey Irak’ta ve Türkiye içerisinde her türlü desteği verdikleri PKK terör örgütünü kullanarak Türkiye’yi bölme çabaları ve KKTC’yi yok etmek için Türkiye üzerinde kurdukları baskıyı çok iyi görüp değerlendirmek gerekir.
Sayın Kaan Turhan’ın yazmış olduğu Kripto-Devşirme, Güdümlü Gençlik kitabı emperyalizmin Osmanlı Devleti ve Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için oynadıkları oyunları görmemizi sağlayan çok iyi bir kaynak.
Bu değerli eseri için Sayın Kaan Turhan’ı kutluyorum.
MUALLA YILMAZ
ADD. Genel. Merk. Disp. Kurl. Bşk. Yrd.
Kemalist Devrimi yerle bir eden 12 Eylül’ün ‘resmi’anayasasının, M.Kemal’i yokluğa hapseden ‘resmi’ tarihin ve nihayet Batı uyduculuğunun tescilli aracı ‘resmi’ ideolojinin yaratıcısı ’sivil’ler, Cumhuriyet’in mahremiyetini ’sivil sivil’ lekelemişken, Kaan Turhan elindeki feneri tıpkı bir tavşanı tepkisizliğe mahkum eder gibi, onların gözlerine tutuyor, yeniden… Turhan’ın yazdığı her satırda, avuçlarımızı bir somun ekmeğin üzerine koyup da ebedi varlığı uğruna yemin ettiğimiz bir ağabey geliyor aklıma. Kaldırıp başımı gökyüzüne ve elimi alnıma götürüp selam ediyorum O’na ve Önder’e…
Ersan Barkın
Avukat
Aydın olan her insan kültürlerarası paylaşımın o coğrafyaya zenginlik getireceğinin bilincindedir ama zenginleşme adına Anadolu kültürünün ‘Avrupa’ denen egemenlik altında kültürel sömürgüleşmesine karşıda gereken direnci göstermelidir.Genç Araştırmacı Kaan Turhan’ın bu çalışmasını eleştirel akıl ile okumaya sizleri davet ediyorum.
Seçkin AVCI
Araştırmacı Yazar
Batı ve daha sonra onun emperyalizmi, 1071′i de 1453′ü de ne anlayabilmiş ne hazmedebilmiştir. Hele 1923′ü!… Yani bu coğrafya’da Türk’ü hazmedememiştir. Osmanlı’nın son 200 yılında bu hazmedemeyiş esas olarak savaşlar şeklinde yansımış ve sonunda Osmanlı yıkılmıştı. Ama Batı’nın beklediği olmadı. Tersine, hiç beklemediği bir Atatürk sürprizi ve Cumhuriyet mucizesi ile karşılaştılar. Savaş, şiddet boyutunu, sonuncusu PKK olan Kürt isyanlarıyla, yani taşeron kullanarak, hiç ihmal etmediler; Ama sorunu daha radikal biçimde çözmek üzere son elli yıldır beyin devşirme üzerinde odaklanmış durumdalar. Gerçi satılmış yetişkin bulmakta hiç zorlanmadılar. Fakat asıl hedefi de çok iyi tespit ettiler: Gençler!… Çok yaygın ve ayrıntılı bir programla, adeta hamur gibi yoğurarak genç beyinleri devşiriyorlar. Silahla yok edemedikleri Türk’ü böyle yok ediyorlar.
Kaan Turhan, onca gençliğinden beklenmeyecek bir derinlikle Türk’ü bu coğrafyada hazmedemeyişin, bu hazmı kolaylaştırmak üzere bulunan “genç beyin devşirme”nin mükemmel bir 2007 fotoğrafını sunmuş. Ellerine sağlık!…
Ali TARTANOĞLU
Araştırmacı Yazar
Kaan Turhan genç yaşında Türk gençliğine istiklal bayrağını açarak Türk Gençliği ve Milli Eğitimi üzerinde oluşturulmak istenen kara örümceğin ağlarını ortaya koyuyor. Okumak bahsini geç, o defter kapalı diyenlere ibret olması dileğiyle…
Emete Gözügüzelli
Kıbrıs Türk Gençliği Derneği Kurucusu



Bu kitabı yeni gördüm.İlk fırsatta okuyacağım.
ben de okuyacağım bu kadar değerli kişilerin değerlendirmelerni dikkate almak lazım
Ne yazık ki ülkemizde özellikle son zamanlarda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanların sayısı artmaktadır. Aegee Avrupa’nın en büyük öğrenci organizayonlarından biri olup; her türlü siyasi yapılanmadan uzak bir kuruluştur. Keza ülkemizde yer alan veya yurt dışında bu organizasyonda gönüllü olarak çalışan insanlar yıllardır ülkemizin tanıtımını en iyi şekilde yapıp; başka insanların ülkemiz hakkındaki yanlış izlenimlerinden kaynaklanan önyargıları kırmıştır
Bu kitabın tam olarak objektif bir araştırmadan uzak aksine belirli bir önyargıyla yapılan bir çalışma olduğuna inanıyorum. Nitekim kitabın yazarı Aegee Polonya’dan bahsetmiştir. Aegee’de ulusal örgütlenme yoktur! Yani Aegee Türkiye,Aegee Polonya gibi bir oluşum yoktur. Ulusal değil section(şehir) bazında örgütlenme vardır. Her hangi bir insanın görüşü ise kurumun tamamını değil; sadece kendisini bağlar. Bu yüzden bu tarz olaylardan ötürü bütün kurumu suçlamak şahsımca mantıklı değildir. Ki zaten bu tarz olaylar olduğunda kurum içinde gerekli tepkiler verilmektedir.
Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.