İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

AKP, Talat-Soyer zihniyetiyle geleceğimiz tehlikededir - SABAHATTİN İSMAİL

Şubat 05, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Güvenlik Konseyi′ne sunduğu raporda, “Kıbrıs Türkleri Annan Planına EVET demekle bağımsızlıklarından, ayrı egemenlik ve devlet taleplerinden vaz geçtiler…Dolayısı ile onlar üzerinde sürdürülen izolasyonların devamının da anlamı kalmamıştır” diyor. Ona yanıt verilip, ” asla böyle birşey yok…Biz o anlaşmaya içinde devletimiz de, egemenliğimiz de var diye EVET dedik…” deneceğine, izolasyonların kaldırılması çağrısı öne çıkarılarak rapora destek veriliyor….
*****
Alman Parlamentosu, ” Kıbrıs′ın bütününde egemen Kıbrıs Cumhuriyeti′dir…Ayrı devlet kabul edilemez, Kıbrıs bir an önce birleştirilmelidir, bölünme kabul edilemez…Kıbrıs Türkleri de birleşmeden yana oldukları için üzerlerindeki izolasyonlar kaldırılmalıdır…” diye karar alıyor. Onlara yanıt verilip, ” Kıbrıs Cumhuriyeti denen devlet Rum devletidir, Kuzey′de de egemen değildir, Kuzey′deki egemen devlet KKTC′dir…KKTC′nin ayrı-egemen varlığı kabul edilmelidir, aksi halde birleşme olmaz…”deneceğine, izolasyonların kaldırılması çağrısı önce çıkarılarak karar destek veriliyor…
*****
AB Komisyonu genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, ” Kıbrıs′ta tek meşru-egemen devlet, üyemiz olan Kıbrıs Cumhuriyeti′dir, resmi muhatabımız da bu devlettir…KKTC diye ayrı bir devlet tanımıyoruz, Kıbrıs Türkleri ile ayrı uyum müzakereleri yapmamız mümkün değildir…Uyum müzakereleri tüm Kıbrıs adına Kıbrıs Cumhuriyeti ile yapılmış ve Kıbrıs AB′a tam üye olmuştur…Türklerle yapılacak uyum “çalışmaları”nın yasal dayanağı Kıbrıs Cumhuriyeti′nin egemenliğine vurgu yapan AB Mali Tüzüğüdür…Amacımız, Kıbrıs Türklerini birleşik Kıbrıs′a ekonomik olarak hazırlamaktır…AB bölünmüş Kıbrıs′a karşıdır…Türkiye, ek protokolü uygulayarak yükümlülüklerini yerine getirmeli, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmeli ve limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti′ne açmalıdır, karşılığında da izolasyonlar kaldırılmalıdır” diyor. Ona yanıt verilip, ” KKTC′nin egemen varlığı görmezden gelinemez, Rum devleti bizi temsil edemez, KKTC ile ayrı uyum müzakeresi yapılmalıdır, Rum devletinin yaptığı uyum müzakereleri ve üyelik bizi bağlamaz” deneceğine, izolasyonların kaldırılması çağrısı öne çıkarılarak “zafer ve başarılı dış politika” çığlıkları atılıyor…
*****
Yunan Başbakanı Karamanlis Türkiye′ye geliyor, Türk Ulusunun gözlerinin içine baka baka, ” Türkiye, AB′a  üye olmak istiyorsa,  Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmelidir ( tanımalıdır ) limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti gemi ve uçaklarına açmalıdır, ek protokolü uygulayarak yükümlülüklerini yerine getirmelidir…Bölünme son bulmalı, Kıbrıs birleşmelidir ” diyor. Ona yanıt verilip ” Kıbrıs Cumhuriyeti adlı devlet bir Rum devletidir, bölünmenin sorumlusu Yunanistan′ın 1964′de gizlice adaya çıkardığı 20 bin askerle adanın %97′sinde gerçekleştirdiği işgal  ve 1974′de ENOSİS′i gerçekleştirmek için yaptığı kanlı darbedir…Kıbrıs birleşecekse bu ancak iki eşit-egemen devlet temelinde” olmalıdır…Türkiye gayrı meşru bir devlete limanlarını asla açmayacaktır ve o işgalci devleti asla tanımayacaktır…” deneceğine, Türk-Yunan dostluğu, Türk-Yunan yakınlaşması, izolasyonların kaldırılması için yapılan uğraşlar öne çıkarılarak, 2008′de çözüm olacağına dair yersiz umut pompalanması yapılıyor…
*****
Almanya eski Başbakanı Schröder′in Tayyıp Erdoğan′ın malum danışmanı Cüneyt Zapsu ile  KKTC′ye gelip ” Avrupa bölünmüş bir Kıbrıs′a tahammül edemez, Kıbrıs Almanya gibi Birleşmelidir, Annan Planını destekliyorum, Kıbrıs Annan Planı temelinde birleşmeli, izolasyonlar da kalkmalıdır…” diyor, ona yanıt verilip, ” Bölünmenin sorumlusu, yasa dışı işgalci Rum devletini tüm Kıbrıs′ın tek meşru devleti olarak tanıyıp AB′a tam üye yapanlardır, Birleşme olacaksa KKTC′nin bağımsız-egemen varlığı tanınmalıdır…Annan Planı reddedildiği anda ölmüştür ve artık müzakere masasında olamaz… Almanya′ların birleşmesi ideolojik nedenlerle ve Komünizm-emperyalizm paylaşmasından kaynaklanan suni bir bölünmeyi sona erdirmiştir…Birleşme, dini, dili, kökeni, kültürü, tarihi bir olan aynı Ulusun doğal birleşmesidir…Kıbrıs′ta ise bölünmenin nedeni Yunan yayılmacılığı ile Rum-Yunan işgalidir…1960 Anlaşmalarının ENOSİS amacı ile ihlalidir, ortaklık devletinin silah zoru ile işgal edilerek bir Rum devletine dönüştürülmesidir..Türk Halkına etnik temizlik ve soykırım uygulanmasıdır…Dolayısı ile Almanya Birleşmesi ile Kıbrıs′ın birleşmesi arasında hiçbir benzerlik yoktur… Birleşme, ancak iki eşit-egemen devlet temelinde Konfederal bir anlaşma esasında olabilir..” deneceğine, Schröder′in, izolasyonların kaldırılması çağrısı öne çıkarılarak zafer ve diplomatik başarı çığlıkları atıyorlar…
*****
Bütün bu örneklerden görülebileceği gibi, yarım asırdır haklı olarak sürdürdüğümüz “ambargoların kaldırılması” mücadelesi; AKP-CTP, Erdoğan-Gül- Talat-Soyer yönetimlerinde devletimizin, egemenliğimizin, bağımsızlığımızın yok edilmesi ve osmosis sürecine katkı için kullanılmaktadır…
“İzolasyonların kaldırılması” talebi, devletimizin varlığının, bağımsızlığımızın, egemenliğimizin önüne konmuş, hatta onlar yerine tercih edilir olmuştur…
“İzolasyonların kaldırılması” talebi, KKTC′nin tasfiye edilerek, Kıbrıs Türk Halkının ” Birleşik Kıbrıs′ta” Rum egemenliğine sokulması uğraşlarında, Türk Ulusunun ve Kıbrıs Türk Halkının gözünü perdelemek, aklını karıştırmak için kullanılan büyük bir kara propagandaya dönüştürülmüştür…
” İzolasyonların kaldırılması” talebi,  KKTC′nin tasfiyesi anlamına gelen ” BM parametrelerine ve AB ruhuna uygun bir çözümle birleşik Kıbrıs kurulması” için yaptıkları uğraşları ve teslimiyetçiliklerini perdelemek için kullanılmaktadır…
Bu nedenledir ki, hiçbir zaman ” izolasyonlar bağımsız-egemen KKTC Devleti üzerinden kaldırılsın, KKTC Devleti ile ilişkiler normalleştirilsin, bağımsızlık ve egemenliğimize saygı gösterilsin…” denmemektedir…Bunun yerine “izolasyonlar birleşme isteyen Kıbrıs Türkleri üzerinden kaldırılsın, bu, birleşmeye ve birleşik Kıbrıs′a hızmet edecektir” denmektedir…
KKTC′yi savunan siyasi partilere, örgütlere, basına, yazarlara, aydınlara düşen görev, bu kara propagandayı, bu aldatmayı ve AKP-Talat-Soyer zihniyetinin bizi felakete sürüklediğini Türk Ulusuna ve Halkımıza anlatmaktır…Bağımsız-egemen KKTC′nin karşıtı olan bu zihniyeti teşhir etmektir…AB ve onlara, ” İzolasyonların kaldırılması, KKTC′nin tasfiyesi, bağımsızlık ve egemenliğimizin yok edilmesi, Rum ağırlıklı uyduruk birleşik Kıbrıs çatısı altına sokulmamız pahasına olacaksa, teşekkür ediyoruz, istemiyoruz, bu ayıp size kalsın” diyerek ayağa kalkmaktır…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS