Türkiye’de Üniversiteler Var -HİKMET BİLA
Şubat 04, 2008 - HİKMET BİLA
Demek ki, rektörler amuda değil ama başka türlü kalkıyorlarmış. 120 rektörle toplanan Üniversitelerarası Kurul, Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçecek önemde bir toplantı yaptı. Hem de türbancı YÖK Başkanı’nın bütün engelleme çabalarına rağmen… Bunun ne anlama geldiğini, ‘Rektörler amuda kalkmasın’ diyenlerin dışında herkes anladı. Herhalde onların anlamaları da gerekmiyor artık. Çünkü köprüleri atmışlar, gemileri yakmışlar, vitesi boşa almışlar… Bu anlamda istediğiniz benzetmeyi yapabilirsiniz. Üniversitelerarası Kurul’un tarihsel açıklaması çok ciddi bir uyarı:
Türbana yol açan anayasa değişikliği laiklik ilkesini ortadan kaldıracaktır.
Üniversiteler akılcılık ve bilimsel mantıktan uzaklaşacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti din devletine dönüşecektir.
Türbanın girdiği üniversitede ayrımcılık kaçınılmaz olacaktır.
Türban değişikliği, yüksek mahkemelerin bağlayıcı kararlarını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını hiçe saymaktır.
Bu değişiklikle Cumhuriyet kazanımları, bir daha geri gelmemek üzere yok olacaktır.
Kurul’un bildirisinde en çok dikkati çeken nokta, belki de, sadece türban için kendinden geçen siyasetçileri değil, ‘Türkiye’de laik düzenin ve üniversitede eğitim öğrenim düzeninin bozulacağını fark edemeyen ve sessiz kalanları’ da uyarmasıydı.
Uyarının en önemli tarafı belki de burasıydı. Çünkü sessiz kalanlar, sustukça sıranın kendilerine geleceğini bilmiyorlardı.
***
Laiklik ilkesinin çiğnenmesine karşı ayağa kalkan, tepki gösteren bilim insanları sadece Üniversitelerarası Kurul üyeleri değildi. Birçok üniversitenin senatosu, öğretim üyeleri dernekleri, mezunlar dernekleri yaptıkları açıklamalarla, bilimsel özgürlüğü ve laikliği deldirtmeyeceklerini ilan ettiler. Hatta öğretim üyeleri grup grup bildiriler yayımlayarak, gazetelere ilanlar vererek bu tarihsel tavırlarını tüm dünyaya duyurdular.
Danıştay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının arkasında olduklarını, anayasanın ‘değişmez, değiştirilmesi teklif bile edilemez’ ilkelerinin savunucusu olduklarını haykırdılar.
Çünkü ilk görevin kendilerine düştüğünü biliyorlar.
Biliyorlar ki, laik, demokratik Cumhuriyeti delme girişiminin ilk hedef tahtası üniversitelerdir.
Biliyorlar ki, ilim, bilim verdikleri üniversite gençliği arkalarındadır.
Bu kadar uyarıya rağmen, anayasayı değiştirmek isteyen güçler, bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Ne ulusal ne uluslararası yargı organları umurlarında, ne üniversiteler ne sivil toplum kuruluşları ne Türk Silahlı Kuvvetleri…
Ya bildikleri bir şey var..
Ya da hiçbir şey bilmiyorlar.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.