Türban sorunu daha da büyüdü! - Mustafa Mutlu
Ocak 31, 2008 - MUSTAFA MUTLU
AKP, MHP’nin desteğiyle üniversitelerdeki türban sorununu sözüm ona çözmek için düğmeye bastı…
Şimdi Meclis, Anayasa’da ve YÖK Yasası’nda bazı değişiklikler yapacak, Cumhurbaşkanı onaylayacak; üniversiteler de öğretim yılının ikinci yarısına sözüm ona “türban serbestisi” yle başlayacak…
Peki; üniversite kapılarında yaşanan tartışmalar bitecek mi?
Tek yaptıkları “yasaları uygulamak” olan rektörler, türbanı siyasi simge olarak kullanan öğrencilerin nefretine ve öfkesine hedef olmaktan kurtulacak mı?
Bu kızlar üzerinden siyaset yapan politikacıların ağzındaki tüm baklalar gün ışığına çıkmış olacak mı?
Tam 30 yıldır ekonomik krizleri, siyasi yozlaşmaları, yalanları, soygunları, hortumlamaları gölgede bırakan şu “bez tartışması” sona erecek mi?
Bu soruların yanıtı hayır!
Aksine tartışmalar daha da şiddetlenecek…
Üniversite kapılarında, “Senin türbanın çene altı bağlanmamış giremezsin, seninki bağlanmış girebilirsin” diyecek “çene altı denetim elemanları” için kadrolar tahsis edilecek…
O elemanlar görevlerini yapmaya kalktıklarında, türbanı siyasi simge olarak kullanan ve Türkiye’yi bu anlamsız krize sürükleyen kızlar o zaman da “Çene altı düğümü insan haklarına ve özgürlüklerine aykırıdır” diyerek bağırmaya devam edecek…
Onlar bağırdıkça, siyasiler yeni “oy kapısı” olarak, yine onların yanında yer alacak…
Rektörler yine boy hedefi haline gelecek…
Bu kez 73 milyon kişi hep bir ağızdan “çene altı” sorununa çene yoracağız!
Ve tabii; “Türban ilköğretimde, lisede neden serbest değil? Kamu çalışanlarına neden yasak?” tartışmalarıyla özgürlük sorununu (!) çözmeye katkıda bulunacağız!
***
Tüm bunların sorumlusu, bugünkü iktidar ve ona “stepne” hizmeti veren MHP’dir…
Keşke daha “delikanlı” olup, “çarşaf da, peçe de, fes de, sarık da serbesttir kardeşim” diyebilselerdi…
Sakın buna “yüreklerinin yetmediğini” düşünmeyin…
Bu kadar “ileri gitmek” istemediler, çünkü; ellerindeki “mal”ı korumaya niyetliler!
Azar azar veriyorlar ki oylar gelmeye devam etsin…
Vatandaş ekonomideki kötüye gidişi, yolsuzlukları sorgulamaya ayıracak zaman bulamasın…
*****
DERSANE!
Türbanın çene altından bağlanması formülüne, “GATA formülü” deniliyormuş…
Çünkü bu uygulama ilk kez askeri hastanelerde başlamış…
İyi de “yasalara uygun olabilmesi” için türbanın tam olarak nasıl bağlanması gerektiği tam bir muamma!
Televizyonlar işi gücü bıraktı, iki gündür “türbanı çene altından bağlama” dersi veriyor. Hem de uygulamalı olarak…
Uyanık girişimcilere bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Üniversitelere yakın semtlerde “türbanı yasalara uygun bağlama dershaneleri” açın!
Göreceksiniz, paraya para demeyeceksiniz!
*****
GÜNÜN SORUSU
Din ve vicdan özgürlüğünü gerekçe yaparak devleti dini emirlere göre yöneteceksek; Anayasa’ya, yasalara, hâkimlere, savcılara ve en önemlisi Meclis’e, oradaki 550 vekili ve 4 bin 300 kamu personelini beslemeye ne gerek var?
*****
Büyükanıt da ‘türban kapanı’nda!
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, Makedonya Milli Savunma Bakanı ile yapacağı görüşmeyi basına açınca dün sabah saatlerinde Ankara’da tansiyon yükseldi. Hemen herkes Büyükanıt’ın türban düzenlemeleri hakkında sert bir çıkışta bulunacağını sandı.
Ama o, bu konuda sadece iki cümleyle yetindi:
Türk toplumunun bütün katmanlarında askerin düşüncesini bilmeyen yok. Bir şey söylememiz malumu ilandan öteye gitmez…”
Evet; askerin düşüncesini biliyoruz…
Türbanın, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin laiklik ilkesine tehdit oluşturduğunu” düşünüyorlar(dı)…
Şimdi bu “tehdit” Anayasa’ya giriyor…
Ama asker artık bunu bile açıkça söyleyemiyor…
Çünkü “özgürlüklere ve demokrasiye müdahale etmekle suçlanacağını” biliyor!
Biz de daha fazlasını isteyemiyoruz, “darbecilikle” suçlanmaktan çekiniyoruz!
Bunun adı “Türban kapanı” dır ve sadece Genelkurmay Başkanı değil; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ne yazık ki bu kapana fena halde kıstırılmıştır!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.