İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Asker de konuşur! -SIRRI YÜKSEL CEBECİ

Ocak 31, 2008 - Genel

SINIRSIZ demokrasi arayışı, sadece demokrasiyi değil insanı da yozlaştırıyor. Aldatılmış veya aldatılması kolay çoğunluğu basamak ve dayanak yaparak, “İstediğimi yaparım” demek, modern iktidarların değil, demokrasiyi araç yaparak iktidar mekanizmasını ele geçiren ayak takımının yöntemidir.
İktidarların safsata ve şarlatanlık çamuruna batmamaları için, demokrasinin sınırlı ve kontrollü olması gerekir. Sınırlı ve kontrollü demokrasinin adı “anayasal demokrasi”dir.
Abraham Lincoln’ün, “Halkın halk tarafından, halk için idaresi” olarak tarif ettiği demokrasi: Churchill’e göre “En iyi idare şekli değil, ama kötü tarafları en az olan bir idare şekli” olarak kabul edilmiştir.
Demokrasinin en kötü tarafı ise, özellikle aldatılmış çoğunluğa dayanarak iktidarı ele geçirenlerin demokrasinin sınırsız olduğunu düşünmeleri veya iddia etmeleridir.
20. Yüzyıl’ın büyük düşünürlerden Friedrich A. von Hayek de, demokrasinin günümüzde “sınırsız demokrasi” anlamına geldiğini, bu nedenle yozlaştığını ifade etmektedir. 1976 yılında “Demokrasi Nereye Gidiyor? (Whither Democracy?)” başlığını taşıyan bir yazısında şunları söylemiştir.
“Sınırsız demokrasi, bugün varolan bir problemdir. Batı’da bugün demokrasi olarak adlandırdığımız sistemler büyük ölçüde sınırsız demokrasidir.”
Sayın Başbakan, “Batı’nın ahlaksızlıklarını aldık” derken, sınırsız demokrasiyi de kastetmiş olsaydı keşke!
Asker esir değil
DEMOKRASİDE, halkın seçtiği temsilcilerin ve iktidarların güç ve yetkilerini sadece anayasa ve anayasa teknikleri değil, baskı grupları da sınırlamalı ve kontrol altında tutmalıdır.
Baskı gruplarını ise medya, sivil toplum örgütleri ve silahlı kuvvetler gibi devletin temel anayasal ve demokratik kurumları oluşturur.
Medya ve sivil toplum örgütlerinin baskı grupları olarak, seçilmişlerin güç ve yetkilerini sınırlandırdığı ve kontrol altında tuttuğu “anayasal demokrasi”de, anayasal bir kurum olan silahlı kuvvetlerin baskı grubu olamayacağı iddiası kabul edilemez.
Ayak takımının bile söz hakkına sahip olduğu demokraside, askerin konuşamayacağını iddia etmek, ayırımcılık ve haksızlık olur.
Askeri, söz söylemek dahil her türlü özgürlükten yoksun bir esir gibi gören zihniyet kabul edilemez.
Asker, ülkesi için şehit olacak, ama konuşamayacak.
Olmaz böyle şey!
Darbe mi yapsın?
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, dün onca kameranın karşısında konuştu ise, anayasal, yasal ve demokratik hakkını kullanmıştır.
Silahlı Kuvvetler’in başındaki generalin söylediklerini “şahsi görüşüdür” diyerek hiç kimse küçümseyemez, yabana atamaz.
Silahlı Kuvvetler konuşmasın, görüşlerini açıklamasın da darbe mi yapsın?
Türkiye değişecekse, bu yanlışlar da düzeltilmeli.
“Batı’da asker konuşmaz”mış!
Batı’nın bütün ahlaksızlıkları ve sınırsız demokrasisi ile birlikte bu yanlışını da almak zorunda mıyız?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS