Demokrasi ve özgürlük yanılgıları-HİLMİ TAŞKIN
Ocak 29, 2008 - Genel
AKP ve MHP’nin türban konusunda ki görüşmeleri ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, demokrasi ve özgürlük kavramları ile çelişmektedir.Oysa ki türban özgürlüğü en çok bu iki kavram üzerinden sağlanmaya çalışılıyor!
Başbakan “demokrasi bizim için amaç değil araç” demişti. Oysa ki demokratik toplumlarda demokrasi bir amaçtır. Ona ulaşmak için çaba gösterilir. Demokrasi araç ise; o zaman sormak gerekir, demokrasi sizin hangi amacınıza ulaşmanız için araçtır?
Türbana özgürlük(!) pek çok özgürlüğü yok edecek bir tehlikedir. Ancak yıllardır siyasal amaçlar için bu sorun beslenip büyütülmüştür.
Şimdi “velev ki siyasal simge olsun…” noktasına gelmiştir!!!
Çünkü türban çok geniş bir seçmen tabanına hizmet etmektedir. Demokrasiyi de sadece sandık ve oy olarak gören anlayışın türbana özgürlük(!) demesinin asıl amacı da ortadadır.
Demokrasi sadece sandık ve oy değildir!!!
Cumhurbaşkanı Anayasa gereği tarafsızdır. Ancak türban tartışmaları ile bir kez daha görüldü ki , bu tarafsız duruşa dikkat edilmemektedir.
Demokrasimiz açısından bu durum anayasal bir çelişkidir.
Son türban tartışmaları başladığında, Cumhurbaşkanı önce “üniversitelerde tüm inançlar serbest olmalıdır” açıklamasında bulundu.
O zaman sormak gerekir: Üniversiteler bilim kurumları mı, ibadete yerleri mi?
Cumhurbaşkanının türban konusunda yaptığı başka bir açıklamada da, “önemli konuları halkın oyuna sunmakta fayda var” demektedir.
Bu söz bir demokrasi yanılgısıdır.
Demokrasiyi araç olarak kullanma düşüncesinin ürünüdür.
AKP ve MHP’nin Anayasamızın ikinci maddesi varken ve bu madde değiştirilemez bir nitelikte iken, türbana üniversitelerde özgürlük(!) getirme çabası tam bir demokrasi özrüdür.
Özgürlükler ile demokrasi ile bir hesaplaşmadır.
Bu hesaplaşma giderek laik cumhuriyet ile hesaplaşmaya gideceği ortadadır. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan açık lise sınavlarında yaşananlar da bu hesaplaşmaya yönelik bir işarettir.
İki parti de her ne kadar bir bağlama şekli üzerinde uzlaşmış olsalar da, bunun kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu bir gerçektir. Lise sınavlarında ki görüntüler bu kanıyı doğrulamaktadır.
Hem de iki açıdan.
Teki serbestliğin sadece yükseköğretim ile sınırlı kalmayacağının, ikincisi ise türbanın giderek çarşafa ve peçeye dönüşeceğinin kanıtıdır görüntüler.
Şimdi sormak gerekir Milli Eğitim Bakanına, açık lise sınavlarında ki bu görüntüler son türban tartışmalarından alınan bir cesaret midir?
Uygulamada olan bir Kılık Kıyafet Yönetmeliği olduğuna göre, yönetmeliklere aykırı bu görüntüler için laik cumhuriyetin bir bakanı olarak herhangi bir işlem yapacak mısınız?
Hiçbir şey yapılmayacaktır!!!
Çünkü bu bir plandır ve adım adım planın gerekleri yapılmaktadır.
Ve o plana ne yazık ki MHP’de alet olmuştur!
Bu alet olmanın ardında demokrasiyi sadece bir oy ve sandık olarak görme anlayışı yatmaktadır.
Bu anlayış gereği türban iki parti tarafından siyasete alet edilmektedir. Çoğaltılan türbancı seçmen tabanından oy kapma yarışı nedeniyle iki parti de demokrasiyi amaca giden yolda araç olarak görmektedirler!
Demokrasi araç değildir… Üniversiteler bilim kurumlarıdır. Oralarda her türden inançlar serbest olamaz. Her konu halkoylamasına götürülerek “halk böyle istiyor” denilemez.
Demokrasi kültürünün eksik olduğu toplumlarda bu tür referandumlar ciddi tehlikeler taşır.
Türban serbestliği bir özgülük değildir. Özgürlüklerin üzerini örtmedir.
Anayasamızın ikinci maddesi varken, hiçbir kişi yada kurum laik devleti yok edecek adımlar atamaz. Dini siyasete alet edemez!
Demokrasi sadece sandık ve oy demek değildir!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.