Laiklik üzerine… - KURTUL ALTUĞ
Ocak 28, 2008 - Genel
İSMET Paşa’nın deyimiyle: “Türkiye bir maceraya gidiyor. Bu macera sonunda Ankara’nın başkent olması tehlikeye düşer!” uyarısını anımsamanın tam zamanı.(Paşa o sözleri Ecevit için söylemişti) Ancak önce durumun vahametini somutlaştıracak bir olayla gerçeği tespit edelim:
Geçtiğimiz hafta içinde Ankara Gazi Üniversitesinde “Birinci Ulusal Sınıf Öğretmenliği kongresi” yapıldı. Pek çok sınıf öğretmeni Türkiye’nin değişik yerlerinden bu toplantıya katıldılar. Toplantının ikinci gününde yapılan oturumun konusu: “Sınıf öğretmeninin özellikleri” idi. Kürsüye Buca Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enver Tahir Rıza geldi ve söze: “İlk öğretimin beş yılda tek öğretmenin ayni öğrencilerle birlikte olması olumlu değil” diyerek başladı.Prof. Devam etti:
“Biliyorsunuz, ülkemizde karma eğitim modeli uygulanıyor. Hanım öğretmenler erkeklere iyi örnek olamazlar.”
Acaba Prof. Tahir Rıza neden bu sözleri söyledi? Salonda çok sayıda bayan öğretmen vardı ve bunların içinden biri: Meslekte 35 yılını geride bırakmış, hanım öğretmen “Yücel Demirhan” yerinden kalktı ve kapıya yönelirken arka kısımda oturan kongrenin organizasyonunu yapan öğretmenlere dönerek:
“-Bu toplantıyı protesto ediyorum. Ben ona örnek olamazsam, O da bana örnek olamaz” dedi. Demirhan öğretmenin ardından İstanbul Doğuş Lisesi öğretmenleri, Bahçeşehir lisesi öğretmenleri ve Alev Okulları öğretmenleri salonu terk ettiler. Cumhuriyetin ilanından 84 yıl sonra Bağdat Üniversitesi çıkışlı bir akademisyen eğitimci; kadın ve kız öğrenciler arasında bir perde koymayı deniyordu. Kadın öğretmenlerin kendilerini aşağılanmış hissetmeleri doğaldır. Ama bu olay bile bundan sonra nelerin olacağının kanıtı olabilir.
Siyasete din girince…
Daha geçen cumartesi günü iki lider biri Üsküdar’da, diğeri CHP İstanbul İl kongresinde konuştular ve laikliği tartıştılar.
CHP Genel Başkanı Baykal’ın söyledikleri çok sertti. Bana İsmet Paşa’nın yaptığı bir konuşmayı hatırlattı.Hiç kuşkum yok ki; eğer İsmet Paşa sağ olsaydı ayni sözleri söylerdi. Paşa o gün diyordu ki: “İkinci ayakları din istismarıdır. CHP dinsizdir derler. Bunlar laik Cumhuriyet’in düşmanıdırlar. Adını söylemeden, Müslümanlar’ı, Müslümanlar’a düşman ederler. Bunlar şimdiye kadar tarihimizde geçen mürtecilerden farklıdırlar. Nurcu denilen Saidi Nursi tarikatına dayanırlar. Saidi Nursi Türk Milliyetçiliğini reddeder. Saidi Nursi tarikatında müstakil Türk Devleti olmayacaktır. Türkiye bir Arap devletinin parçası olacaktır.Saidi Nursi tarikatında Anayasa yoktur, Cumhuriyet yoktur, devrimler yoktur.Atatürk ilkeleri, ağza alınmaz sözlerle kötülenir. Bunlar Türk devletinin ve Türk Milleti’nin şimdiye kadar gördüğü en azgın ve mürteci, laiklik düşmanıdırlar… ( Ulus Gazetesi-1966-Uşak konuşması)”
Saidi Nursi artık yok. Ama başka tarikatların etkinliği var. Aradan bunca yıl geçti ve tarih 26 Aralık 2008. CHP’nin lideri İstanbul il kongresinde konuşmakta: “Birbirimizi neden aldatıyoruz? Laiklikten bunaldıysak, laiklikten şikayetçiysek, söyleyin laikliği kaldıralım! Daha iyi bir ülke olacağımıza inanıyorsak laikliği kaldırın kardeşim. Anayasanın kenarından köşesinden dolaşarak laikliği kemirerek kimseyi kandıramazsınız. Olayın özü budur…”
Baykal anlattı ki; “Anayasanın değiştirilmesi teklif edilemez maddelerinden biri laikliktir”
Baykal’ın teşhisine göre: asıl konu budur ve 42. ya da 10. maddeyle oynamak kimseye bir yarar sağlamaz.Tanı doğru, üslup yeterince sert…
İki misyon
NASIL ifade etsek ki?
Desek ki: “AKP ënin kuruluşunun iki misyonu vardır: Biri iç, diğeri dış iki misyonu. Laikliği ortadan kaldırmak için Türbanı siyasal bir simge olarak kullanmak ve dış güçlerin emellerine ulaşabilmeleri için, ortaya attıkları Yeşil Kuşak, ya da BOP’a yolu açmak olarak algılamak!” Acaba yanlış mı olur?
İçeride mütedeyyin Müslümanlar değil, Radikal İslam’la iktidarı oy için zorlayanlar ve öğretim eşitliği için 1970 sonrası ortaya çıkan bu üniformayı üniversitelere sokmak! Peki, ya sonrası.
Onu Sayın Başbakan hayranı olduğunu batıyı (AB) kötüleyerek dile getiriyor?
“-Biz batıdan sadece ahlaksızlığı aldık!” Yani ne oldu? Türban batı icadıdır diyenler haklı mı çıktılar? Gene Başbakan diyor ki: “-Kişiler Laik olmaz… Devlet Laik olur…” Doğru söz. O nedenle bunca yıldır hiçbir iktidar ülkede ezanı susturmamış,tersine camilere cami eklemiştir. Bildiğim kadarıyla eğer “Devlet laikse” o devletin Anayasası, yasaları “Türbanı” yasaklamışsa, aksine her girişim ya Anayasa Mahkemesinden, hatta AİHM’den geri dönmüşse, “İlle Türbanı serbest bırakacağım” diye yol aramak ne için?.
Buna cevabı, gene bir AKP ëli veriyor: Anayasa Komisyonu üyesi Konya milletvekili Hüseyin Tuna: “Asıl hedefimiz, kamuda da Türbanı serbest bırakmaktır” AKP’nin peşine takılan MHP ëli Şandır ise lütfediyor ve müjde veriyor:
“-Endişe etmeyin! Askeri okula, polis akademisine türban girmeyecek!” Sağ olasın Sayın Şandır… AKP ye ısmarlama Anayasa hazırlarken, bir de bu saçmalık -42.madde, 10.madde- üzerine, Prof. Özbudun dayanamıyor hemen Dolmabahçe’ye koşuyor -Ne hikmetse her çözüm orada aranır oldu-Başbakana diyor ki: “-Eğer bunları yaparsanız, üniversiteye şort da girer, gurkha da.”
MHP’yi alıyor bir telaş: “Yoksa AKP frene mi basıyor?” Ve Financial Times adlı yabancı bir gazete ne yazıyor?
“-Asker Türbana karşı! Yakında sert tepki gösterecekler…” Yani bizim bilmediklerimizi, duymadıklarımızı bizden iyi mi biliyorlar? Neden derseniz? “Bugüne kadar bunun onda birini bile yapmayanlara neler yapıldı neler? Onu biliyorlar, seziyorlar”
Ya bizim Allahlık medyamız?
Onlara ne ki? “Cambaza bak gitsin!”


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.